Diyarbakır’ın volkanik alanları, eşsiz tatlar sunmaya devam ediyor. Şehrin tescilli Karacadağ pirinci, adını aldığı bu topraklarda mart ve nisan aylarında taşlık araziler işlenmeden tohumlanıyor. Ayrıca bu araziler, eteklerinden gelen kar ve yağmur sularını bünyesinde depolayarak bu özel lezzetin sırrını barındırıyor. Göletlerde biriken su ile sulanan pirinç ekiliyor. Ekim ayından itibaren ise hasat süreci başlıyor. Bu yılki mevsimsel yağışlar hasadı biraz geciktirirken zarar da yaşandı.
Mehmet Çubuk, Karacadağ pirincinin oldukça lezzetli olduğunu ve suyun Karacadağ’dan sağlandığını belirtti. Bu toprakların pirinci dönüştürdüğünü vurgulayan Çubuk, “Mart-nisan döneminde başlıyoruz. Her bir ot benim için bir çocuk gibi. 300-400 hanemiz var. Hepsinin pirincini ben ekiyorum. Bu mevsimde ise biçiyoruz. Bu yılki pirincimiz çok güzel. Yağışlar nedeniyle yarıya yakın zararımız oldu. Pirinç verdiğimiz müşterilerimiz son derece memnun. Bu yüzden biz de mutluyuz” şeklinde konuştu.
Çubuk, dağlık arazide biçerdöverin giremediği yerleri elle biçtiklerini ifade ederek, “Sonrasında patoz yapıyoruz. Kurutma işleminin ardından ise fabrikaya taşıyoruz. Bu yıl kilosu 150-160 lira civarında satılmakta. Son yağışlar ve rüzgardan dolayı pirinç devrildi. Yaklaşık 60-70 ton zarara uğradık. Maddi olarak 5-6 milyon lira kadar zararımız var” diye ekledi.